Çok uzun zamandır evdesiniz veya korkarak sokağa çıkıyorsunuz. İster istemez, bazen fena halde streslisiniz.
Stres anı duyguların sizi yönettiği an, siz duygularınızı yönetemiyorsunuz. Sarhoş araba kullanmak gibi. Nereye gittiğiniz belli değil. Hareketleriniz üzerinde kontrol sahibi değilsiniz. Üstelik, bu dönem stres, sadece dışarıdan değil, içeriden de geliyor. Büyükleriniz bunalır. Evlilikler sınanır. Çocukları tutamazsınız, enerjileri fazladır.
Stresle baş edebilmek için farklı bir şeylerle uğraşın diyoruz. Perspektif değiştirin. Spor yapın, hobinizle uğraşın, çocuklarınızla vakit geçirin. Sevdiğiniz bir dostunuza içinizi dökün. Veya yazmak, kağıda kaleme içini dökmek iyidir. Meditasyon veya dua etmek de güzel olur.
Ama aslında bana sorarsanız, kendinizi iyi hissetmediğinizde bırakın her şeyi; hiçbir şey yapmayın. En sevdiğiniz köşeye çekilin ve dinleyin kendinizi. Bedeniniz ne söylüyor, neye ihtiyacı var.
Duygularınız ne söylüyor? Korkuyor musunuz, endişeli misiniz, bıkkın mısınız?
İç sesiniz cevap bekliyor, onu duyuyor musunuz? İhtiyacını anlıyor musunuz? Cevabı biliyor musunuz?
Çiğdem Karadeniz MCC, CPCC
Managing Director/Harrison Assessments Solution Partner & Global Quality Controller